29 Eylül 2009 Salı

Esnaf'ı özledim...

Esnaf'ı özledim...

Babam ve annemin Nezih Kundura'da çatır çatır pazarlık yaptıklarını hatırlıyorum kardeşime ve bana alınacak bayramlık ya da okulluk ayakkabılar için. Bu pazarlık sırasında ayakta durulmaz, oturulurdu. Sehpada dükkân sahibinin diyafondan ısmarladığı çaylar...

Hisar Camii'nin yan kapısının orda bir baharatçı vardı: Halil'in yeri derdik biz. 200 gram karabiber almak için girdiğin dükkândan yirmi dakikada zor çıkardın. Muhabbet...

"Allah bereket versin" diye bir laf vardı. Bir de "Bereketini gör" diye bir laf daha vardı.

Sıkıldım Anafartalar'da yürürken birisinin suratıma kot pantolon yapıştırmasından. Esnaf'ı özledim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder