23 Eylül 2009 Çarşamba

Okuduklarım: Çivisi Çıkmış Dünya / A.Maalouf

Kitabın söyemek istediği şey, arka kapakta özetlenmiş. Bundan sapılmıyor.
Ancak bana öyle geliyorki Maalouf'un asıl mesajı, doğu toplumlarına. Haçlı Savaşları'nın ardından bölünmüşlüğü daha da artan İslam-Arap toplumları, Osmanlı zamanında birkaç yüzyıl birlik arzedebildi. Ancak Osmanlı'nın sanayi devriminin gerisinde kalıp dağılmasıyla Ortadoğu bölgesi, yine o eski darmadağınık sosyal görüntüsüne geri döndü.
Maalouf üç parçaya böldüğü denemesinin ikinci kısmında "meşruiyet" kavramı çerçevesinde 20. asırda Arap toplumlarının birlik olabilme arayışlarını ve bu yoldaki başarısızlıklarını özetlemiş. Özellikle Nasır dönemi Mısırı'nın üzerinde ciddiyetle durmuş. Bu arada Türk Milli Kurtuluş Savaşı ve Türkiye'nin çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma gayretlerini övmüş. Atatürk'ü örnek alan Emanullah Han gibi, Şah Rıza gibi doğulu liderlerin, toplumlarını Cumhuriyet Türkiyesine benzer hale getirmede elde ettikleri başarısızlığa vurgu yapmış. Tüm bu anlattıklarından, Maalouf'un, doğu toplumlarının öncelikle silkinerek kendilerine gelmelerini beklediği sonucunu çıkarabiliriz. Bunda kendisinin de sıklıkla yinelediği gibi "Lübnanlı bir göçmen" oluşunun ve doğduğu coğrafyaya beslediği sevginin de payı var mutlaka.
Ancak dünyanın sürüklenmekte olduğu felakette asıl sorumluluğun batı toplumlarında olduğunu netlikle ortaya koyuyor. Söylediklerinin basit ve klasik bir "eskiye özlem" edebiyatı olmadığını, bilakis çağını takip eden ve seven, teknolojik yenilikleri hayatına sürekli katan bir insan olduğunu, ancak gelecek kuşakların bu olanaklardan faydalanamaması ihtimali yüzünden bu teknolojik imkanları kullanmanın içine sinmediğini ifade ediyor.
Mesaj ise net: Durum kötü, ama umutsuz olmaya gerek yok. Yapmamız gereken, vakit kaybetmeden harekete geçmek.
Maalouf, Barack Obama'nın kendisinde yarattığı sempati ve umudu ise saklamak gereği duymuyor.
Çivisi Çıkmış Dünya, bilge bir dünyalının insanlığa uyarı bildirisi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder