18 Aralık 2009 Cuma

Tehdit

Bir Akdeniz ülkesinin İzmir’deki konsolosuna şu görüşlerimi dile getirmiştim: “Türkiye, Avrupa’da iç savaş yaşamamış belki de tek ülke. İç savaşın öğretici bir yanı da vardır, biz onu yaşamadığımız için belki de zaman zaman Avrupa’yı anlamakta zorlanıyoruz.” Konsolosun yanıtı şu olmuştu: “Umarım Türkiye bunu hiç yaşamaz. İç savaştan öğreneceğiniz şey de bırakın eksik kalsın. Bu korkunç bir acıdır.”

Ahmet Hakan’ın yazdığı gibi, kolayca dilimizden dökülüveren “iç savaş” sözü, öyle basit bir şey değil. Şimdilerde herkesin dilinde bu var. Biz millet olarak her şeyi biliriz ya, iç savaş olayını da çözdük. “Memleket iç savaşa gidiyor hacı” diyor, ama söylediği şeyin korkunçluğunun farkında değil. Kahvede üç konu var: Akşam yayınlanacak “Ezel” dizisinin yeni bölümü, Pazar günkü Fener-Trabzon maçı, bir de iç savaş.

Kıyaslanan dönem, “80 öncesi” denen kent terörü dönemi. “Memleket 80 öncesine dönüyor hacı...” İki nedenle “Hayır.”

1- 80 öncesini yaşamadım, ama okudum ve izledim. Şimdiki olaylar, o dönemle kıyaslandığında fasa fiso kalır.

2- Ve daha kötüsü... Eğer memleket, 80 öncesi döneme benzer biçimde terörize olacaksa, ulaşılacak şiddet 80 öncesini geride bırakacaktır. Çünkü 80 öncesinde toplumsal tabana çok ta yayılmamış bir şiddet söz konusuydu. Adlarına en kabaca “sağ” ve “sol” denen militan gruplar, ortalığa dehşet saçıyorlardı. Ama bugün Türkiye bir çatışma ortamına sürüklenirse, bu toplumsal tabana da yayılabilir. Çünkü PKKDTP örgütünün somut bir “anti”si yok (Belki MHP). Onun antisi, örgütlenmemiş geniş toplumsal yığınlar. Şehitlere üzülen, ağlayan herkes. İzmir’deki konvoy taşlama olayı ve memleketin dört bir yanında yaşanan pek çok tepkisel hareket, bunun bir göstergesi.

Türkiye’nin günümüzde başına gelebilecek en kötü şey, buna benzer bir çatışma ortamına sürüklenmek olur. PKKDTP örgütü, şimdi bunu yapmakla, ülkeyi böylesine bir kaosa sürüklemekle tehdit ediyor Erdoğan hükümetini.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder