5 Temmuz 2011 Salı

4 Temmuz 2011 Pazartesi

DC - Amerika Birleşik Devletleri'nin bağımsızlık günü olan 4 Temmuz'da Washington'da olmak böyle bir şeymiş... Bugünü asla unutamayacağım.

Önceden bildiğim (ya da tahmin ettiğim), Başkan'ın konuşacağı bir yere gideceğimiz idi. Ancak bu olmadı. Ama bence çok daha güzel bir şey oldu. "Ev Ziyareti" programını bugüne
koymuşlar. Sıradan bir aile, 4 Temmuz bayramında ne yapar, bunu yaşayarak gördük.

Bizim ekibimiz beş kişiden oluşuyordu: Brezilya'dana gelen adaş Alan'lar, Muhammed (G.Afrika), Martin (Çek Cumhuriyeti) ve ben (Türkiye). Ev sahiplerimiz, biri Eğitim Bakanlığı'nda, diğeri bir ithalat-ihracat firmasında çalışan Yahudi bir karı-koca idi. Ken bizi otelden aldı ve Georgetown'daki 4 Temmuz Geçit Resmi'ni izlemeye götürdü. Şimdi burada biraz duracağızz..

ABD'yi ABD yapanın "sivil değerler" olduğunu bu kadar iyi anlayacağım başka bir yer olamazdı. Bizdeki 29 Ekim'lerin aksine ABD'nin bağımsızlık günü olan 4 Temmuz'daki geçit resmine katılanlar, birkaç polis ekibi ve sağlık ekibi dışı
nda tamamen sivillerdi. Dernekler, vakıflar, spor kulüpleri, okullar, izciler, masonlar... Amerika'yı Amerika yapan kim varsa oradaydı. Amerikan sivil demokrasisinin anlamını tam olarak kavramak için bugünkü manzarayı görmek gerekiyor kesinlikle.

Ardından Ken bizi evine götürdü. Evde kibar eşi Jan tarafından karşılandık. İçeride ayakkabıların çıkartılmadığı, iki katlı müstakil tipik bir orta sınıf Amerikan aile evi... Bira ikram ettiler; herşey fazlasıyla "Amerikan". Ardından yemeğe geçtik. Aslında pek yemek denemez; öğleden sonra yenilen kaynamış mısır, tavuk haşlama ve tart-dondurma türü şeyler. Amerikan orta sınıfını birebir tanımak için bundan iyi bir fırsat olamazdı. Bugünü unutmayacağım.

4 Temmuz akşamını ise Alan, Martin ve Muhammed ile birlikte Georgetown'da geçirdik. Önce Lincoln anıtına gittik; bir süre kalabalığa takıldık ve IMF Genel Merkezi'nin önünden taksiye binip, üç gün içinde benim en sevdiğim yer haline gelen Georgetown'a gittik. S.John's Restaurant'ta bira içtik ve yine taksiye binerek otele döndük.

Yarın resmi programın ilk günü. "Bussiness dress" ile lobiye inmemiz konusunda uyarıldık. Dışişleri Bakanlığı'nın basın danışmanlığına gideceğiz. Şansımız varsa belki Hillary Clinton'ı görebiliriz diye umuyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder