12 Nisan 2012 Perşembe

Kimliksiz şehir / 5 “Sağlık turizmi potansiyeli”

İzmir’in kimliğini tartışıyorsak, bu kapsamda bir “turizm şehrinden” bahsedemiyor olduğumuz çok açık. İzmir’in “periferisinde” ciddi bir turistik faaliyet var, ancak metropol için durum hiç te iç açıcı değil. Bu iç açıcı olmayan durum, Kemeraltı üzerinde çalışmakla iç açıcı bir hale kolaylıkla getirilebilir. Bu kapsamda “old city” konsepti üzerinde düşünmek ve kapsamlı bir restorasyon planı yapmakla işe başlanmalı demiştik.

Bunun birlikte turizm deyince elbette geniş bir çeşitlilikten bahsetmek gerek. Üç-S (Sea, sun, sand - deniz, güneş, kum) turizminden “özel ilgi” turizmine, kongre turizminden kültür-din turizmine kadar geniş bir yelpaze söz konusu.

İzmir kongre turizmi açısından İstanbul ve Antalya’nın zaman içinde çok gerisinde kaldı. Bugün adı geçen iki şehir ile rekabet etmesi zor. Üç-S turizmi için de benzer bir durum söz konusu; sadece Çeşme sınırlı bir tanınırlığa ve çekime sahip. Ve aslında İzmir’in, turizmin bu alanlarında fazlasıyla ilerlemiş diğer şehirlerle rekabete girişmesi gerekli de değil. Bölgenin barındırdığı potansiyele uygun ve rekabette üstün olunabilecek alanlarda proje üretilmesi gerekiyor. Bu alanların başında da “sağlık turizmi” geliyor.

Konunun uzmanları, sağlık turizmini üç ana başlık altında inceliyor; bunlar termal turizm, medikal turizm ve spa-wellness etkinlikleri. Her üç altbaşlık için de İzmir’in hem metropol merkezi, hem de “Yarımada” olarak anılabilecek çevre alanları ciddi boyutta potansiyele sahip.

Termal turizm

İzmir metrosunun Hatay tünelleri kazılırken inşaatın Poligon-Üçkuyular bölgesinde ciddi teknik sıkıntılar yaşandı. Bu sıkıntılar, bölgede yer alan yeraltı sularından kaynaklanıyordu. Adı üstünde, “Üçkuyular”. Bu alandan başlayarak Çeşme’ye kadar boylu boyunca uzanan verimli topraklar, önemli ölçüde termal kaynakları barındırıyor. Balçova ilçesinin büyük bölümü, bu sulardan elde edilen jeotermal enerji ile ısıtılıyor. Söz konusu kaynakların en ünlüsü ise hiç şüphesiz Agamemnon antik kaplıcası.



Agamemnon kaplıcası

Buradaki Termal Otel’de rezervasyon yaptırmak isteyen bir konuk ciddi sorun yaşar. Zira özellikle yurt dışından termal tedavi için gelen turistler, Agamemnon suyu ile şifa arıyor ve otelin doluluk oranı yılın her döneminde çok yüksek. Balçova-Narlıdere-Güzelbahçe-Urla-Çeşme hattı, çevreyle ve insanla dost bir planlama ile termal otel ve kür merkezleri için planlanırsa hem şehre gelen turist sayısında ciddi artış sağlanır, hem bölge insanı için ciddi bir istihdam alanı sağlanır, hem de “Sular akar Türkler bakar” sözü İzmir özelinde tarihe gömülür. Tek başına Termal Otel örneği, bu argümanı destekliyor. Ancak bunun için merkezi ve yerel otoritenin eşgüdümlü ve iyi niyetli bir ortaklıkla hareket etmesi, yapılacak planlamanın -tekrar etmek şart- çevreyle ve insanla dost bir felsefeyle ortaya konması gerek. Aksi takdirde yapılan işin sürdürülebilrliği olmaz, toplumsal rant ortadan kalkar, kaynaklar ve tabiat hızla tüketilir. Kırmızı çizgiler net olarak konmalı ve tavizsiz uygulanmalı.

Balçova Termal Otel

Medikal turizm

İzmir şehri iki tıp fakültesine ve yakın zamanda işlevselliği artacak olan sağlık ana konulu iki üniversiteye sahip (Katip Çelebi Üniversitesi ve Şifa Üniversitesi). Buradan hareketle insan kaynağı anlamında şehrin ve bölgenin hal-i hazırda sorun yaşamadığı ifade edilebilir. Ancak kentte özel sağlık kuruluşu sayısı ülkenin diğer büyük kent merkezlerinin gerisinde ve var olan tıbbi tesisleşme, ağırlıklı olarak günlük sağlık hizmetlerinin karşılanması odağında değerlendiriliyor. Medikal turizm odaklı yatırım yok denebilir.

Medikal turizme ilişkin yatırımların hem kamu ve hem de özel sektör anlamında canlandırılması için yine merkezi ve yerel otoritenin aynı amaçta birleşmesi gerekiyor. Bu noktada Dubai’de hayata geçirilen bir modeli incelenmek, “Nasıl?” sorusuna yanıt ararken kafamızı netleştirecektir. Dubai Healthcare City, “serbest bölge” esasına dayanan bir sağlık turizmi yatırım alanı. Dubai’nin sağlık turizmi alanında gelişmesi ve kalkınması için bu bölgede gerçekleştirilecek medikal ve spa-wellness yatırımlarına vergi ve prim anlamında ciddi destekler veriliyor. (1)

Dubai Healthcare City'de bir meydan

Entegre olmak ve işbirliği

Sağlık turizminin gelişmesi, İzmir’in kent içi ve çevresel tarih-kültür turizmini ve üç-s turizmini de destekleyecek bir etki yaratabilir. Bunun için sağlık turizmini genel bir resmin önemli bir figürü olarak değerlendirmek gerek. Termal-medikal turizm kapsamında kente gelen konukların günlük paket turlarla çevrede bulunan tarihi bölgelere götürülmesi, bir önceki yazıda detaylarından söz edilen restorasyon planlarının uygulanmasının ardından Kemeraltı ve kent içi alanlarda gezdirilmesi gibi fikirler ilk akla gelenler. Cruise limanı ve havaalanının raylı sistemler ve otoyol bağlantıları ile öngörülen destinasyonlara ulaştırılması ciddi önem arz ediyor. Bununla birlikte sağlık turizmi alanında çalışacak seyahat işletmecisi acentaların kapsamlı paket turlar hazırlamaları önemli.

Bu yatırım planlarının önce kafalara, ardından kağıda dökülmesi ve uygulanması elbette uzun soluklu ve vizyoner bir bakış açısı gerektiriyor. İlaveten hem içsel, hem de uluslararası işbirliği. Avrupa Birliği’nin Calypso programı, “sosyal turizm” başlığı altında karşılıklı turları ve organizasyonları destekliyor. (2) Öte yandan Avrupa ülkelerinin pek çoğunda sağlık turizmi, sosyal güvence kapsamında değerlendiriliyor. Konuk, tedavi ve barınma masraflarının yalnızca küçük bir bölümünü kendi bütçesinden ödediği için sözünü ettiğimiz turlara ve alışverişe para harcama potansiyeline sahip.

Dünya Sergisi EXPO’ya “Herkes için sağlık” temasıyla aday olan, ama bir yandan da tarihin bilinen en eski termal kür merkezi olan antik Allianoi’yi baraj sularına gömen bir ülkenin insanlarıyız. Çelişkilerimizle yüzleşmemiz gerek herşeyden önce.

Sonraki yazı: “Fuar: Yeni konsept?”

Notlar:
(1) Dubai Healthcare City’nin broşürü ve tanıtımı için linkler:
http://www.dhcc.ae/uploads/file/MT_brochure_v2_Consumer_v1.pdf
http://www.dhcc.ae/invest/home/

(2) Calypso programı:
http://ec.europa.eu/enterprise/sectors/tourism/calypso/index_en.htm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder