14 Mayıs 2012 Pazartesi

Levantenler Yazı Dizisi - 4 "Yaşam tarzı.."




İzmir'in 19. yüzyılın tamamını ve 20. yüzyılın ilk 22 yılını kapsayan dönemine "Levantenler Çağı" dememiz, Levanten toplumunun renkli yaşamı ve kent ekonomisindeki aktif rolüne dayanır. Bugün İzmir'in Bornova ve Buca başta olmak üzere Karşıyaka, Gaziemir ve Güzelyalı gibi semtlerinde Levanten mimari mirasının izlerini görmek mümkündür. Levantenlerin evleri, bu toplumun yaşam tarzını anlamamıza yardım eder.

Çok sayıda ünlü Levanten ailesi içinden eski ve köklü birkaçını sayacak olursak, söze Whittal Ailesi ile başlamak uygun olur. Whittal Ailesi İzmir'in en önemli Levanten ailelerinden biriydi. İstanbul Moda ve İzmir Bornova'daki Whittal köşkleri, yıllarca ailenin ikametgahı oldular. Bornova'daki Whittal Köşkü, günümüzde Ege Üniversitesi'nin rektörlük ofisi olarak kullanılmakta. Rektörlüğün biraz ardındaki kilise de St. Mary's Magdaleine Kilisesi adını taşımaktadır ve yine Whittal'ler tarafından yaptırılmıştır.


Paterson Ailesi, Levantenler çağının bir diğer ünlü ailesiydi. Patersonlar'ın Bornova'da bulunan ve günümüzde hala Paterson Köşkü adıyla anılan ikametgahları, İzmir Levantenlerinin inşa ettikleri en mükemmel yapılardan biriydi.


İnşa edildiği yıllardaki ve günümüzdeki haliyle Bornova Paterson Köşkü

De Jongh Ailesi de ünlü İzmirli Levanten ailelerindendi. Ailenin Buca'daki köşkü meşhurdur. Hollanda asıllı Van Lennep'ler de özellikle 19. yüzyılda İzmir'de önde gelen Levanten ailelerdendiler. Van Lenneplerin ikametgahı, Seydiköy'deki (Gaziemir) Van Lennep Köşkü idi. Forbes Ailesi'nin köşkü ise, Buca'dadır. Restorasyon geçiren muhteşem evin sahibi olan aile, meyankökü ticareti ile uğraşıyordu. Aile, 1920'lerde Atina'ya göç etti. Köşkte ise 1940'larda Whittallerden Albert ve Agnes Whittal yaşadı.

Buca Forbes Köşkü

Ve Levantenlerin aile hayatı.. Levanten erkeklerinin çoğu kez Rum ve Ermeni kızlarıyla evlendikleri oluyordu. Bununla birlikte bu tür evlilikler, Protestan Levantenlerde görülen bir durumdu. Zira Katolik, Rum-Ortodoks ve Ermeni-Gregoryen dinadamları, bu evliliklere şiddetle karşı çıkmaktaydılar. Rauf Beyru Hoca, "Chi vuol far la sua rovina prende la moglie Levantina" şeklinde bir ifadeden söz eder. Bu İtalyanca ifade, 19. yüzyılda İzmir'de yaşayan insanlar arasında yerleşmiş ve neredeyse bir atasözü haline gelmişti. Anlamı, "Mahvolmak istiyorsan, bir Levanten hanım ile evleneceksin".

Rauf Hoca'nın İngiltere ve Fransa'daki araştırmaları, İzmir'deki Levanten ailelerinde evlenme çağında ya da bu çağı aşmış bekar hanımların sayısının oldukça fazla olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle 19. yüzyılda Avrupa asıllı erkekler, evlenmek için genellikle Rum kızlarını ya da ailesi fazlaca büyük ve geniş olmayan kızları tercih etmeye başladılar. Bunun nedeni, evlenilecek bir Levanten hanımın en az bir kız kardeşinin de kendileriyle birlikte yaşayacak olmasıydı. Ayrıca damat bey, ailede dul kalan hanımlara da bakmak zorunda kalacaktı. Bu gibi unsurların bir sonucu olarak zamanla Levanten toplumunda "evde kalmalar" arttı.

Konsolosların durumu ise, bir diğer ilgi çekici nokta. Konsolos, İzmir'de ait olduğu ülke toplumunun adeta "başkanı" gibiydi. İzmir'de bulunan ve batı Avrupa ülkelerinden birini temsil eden bir konsolos, taşıdığı yetkiler ve sahip olduğu saygınlık ile adeta küçük bir kraldı. Kapitülasyonlar gereği uygulanan, Osmanlı ülkesindeki Frenkler arasında çıkacak anlaşmazlıkların ilgili konsolosun yargıçlığında çözülmesi yöntemi, 19. yüzyıla gelindiğinde diğer bazı geniş yetkilerin de eklenmesiyle, konsolosları bir nevi "koloni başkanı" durumuna sokmuştu. Bir konsolosun İzmir valisini ziyareti ve valinin iade-i ziyareti, gösterişin abartılı boyutlara çıkarak anlamsızlaştığı birer merasime dönüşürdü.

1850 yılında İzmir'de yirmi farklı ulustan tüccarlar faaliyet göstermekte ve bu yirmi ulusun onyedisinin şehirde konsolosluğu bulunmaktaydı. Geleneksel olarak Fransız konsolosu, saygınlık açısından diğer konsoloslara göre daha üst bir konumda bulunuyordu. Zira 16. yüzyıla uzanan kapitülasyonlar tarihinde, İzmir'de diplomatik misyonu bulunmayan ülkelerin tüccarları, Fransız konsolosunun himayesi altında olurlardı. Bahsettiğimiz üzere İzmir'de yaşamlarını sürdüren Levanten aileleri, genellikle oldukça geniş yapıda ailelerdi. Değişik etnik kökenlerden gelen birçok aile, evlilikler yoluyla birbirine bağlanmış ve hatta karışmıştı. Rauf Beyru Hoca'nın, "19. Yüzyılda İzmir'de Yaşam" adlı kapsamlı çalışmasında aktardığı bir bilgi, İzmirli Levanten ailelerin ne denli geniş ve kaynaşmış olduklarına güzel bir örnektir. Buna göre İzmirli Levanten Van Lennep ailesinin bireylerinden Richard Van Lennep, Hollanda'nın İzmir konsolosu iken, aynı aileden Charles Van Lennep, yine İzmir'de İsveç ve Norveç konsolosuydu.

(Bitti)



1 yorum:

  1. İzmir ile ilgili merak ettiğim bir çok şey var ki bu güzel yazıyla, bir kısmını öğrendim. Teşekkür ederim , devamını dilerim.

    YanıtlaSil